Basında Ceynak

Basında Ceynak

23
Mayıs
2017
İkinci Kardeş Limanlar Toplantısı Bakü’de gerçekleştirildi.
22 Mayıs’ta gerçekleştirilen Kardeş Limanlar İkinci Toplantısı, Azerbaycan Ulaştırma, İletişim ve Yüksek Teknolojiler Bakanı Ramin Guluzade, Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı Genel Müdürü Dr. Taleh Ziyadov ve Türk Keneşi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ömer Kocaman’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantıda Samsunport’u Cey Group Yönetim Kurulu Üyesi Berzan Avcı ve Uluslararası İlişkiler Müdürü Cengiz Han temsil etti.
Çin-Avrupa hattında taşımacılık sektöründe yaşanan son gelişmelere değinen taraflar, Trans-Hazar ulaştırma güzergâhında ticaretin kolaylaştırılması ve gelecek projelerin kolaylıkla yürütülmesi adına gerekli ulaştırma altyapısının oluşturulmasının önemini vurguladılar.
Liman Başkanlarının sunumlarıyla devam eden toplantı sırasında, liman yetkilileri, Azerbaycan Gümrük İdaresi, Transit Şura, CASPAR, Demiryolları Kurumu gibi önemli ulaştırma kurumlarının temsilcileri ile özel sektörden gelen katılımcılar, kardeş limanlar arasındaki işbirliğini güçlendirme ve Trans-Hazar Koridoru üzerindeki taşımacılık operasyonlarını kolaylaştırmanın yollarını tartıştılar.
Taraflar, daha etkin işbirliğinin sağlanmasını hedefleyen ve limanlar ile Türk Keneşi Sekretaryasının yetkililerinden oluşan bir teknik grup kurmaya karar vermişlerdir. Toplantı sonunda heyetler, liman kapasitesini ve süregelen inşaat çalışmalarını incelemek üzere Alat’ta bulunan Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı’nı ziyaret ettiler.
Türk Keneşi Kardeş Limanları’nın bir sonraki toplantısı Aktau Limanı’nda gerçekleştirilecektir.
01
Nisan
2017
Ceynak, Lisanslı Depoculuk ile Büyüyecek
Lisanslı depoculuk kapsamında Ceyhan’da yapılacak 190 bin tonluk tesis inşaatı için Altınbilek firmasıyla sözleşme imzalandı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklenen ve dünya tarımsal ürün pazarlamasında önemli bir yer tutan lisanslı depoculuk sistemi Türkiye’de yaygınlaşırken, Ceynak da lisanslı depoculuk faaliyetlerini hızlandırıyor.
Lisanslı depoculuk alanındaki ilk adımlarını atan Ceynak, lisanslı depoculuk projesi kapsamında Ceyhan’da yapılacak 190 bin ton kapasiteli depolama tesisinin inşaatı için Altınbilek firması ile bir protokol imzaladı.
Ceyhan’da inşa edilecek lisanslı depoculuk tesisi kapsamında, toplam 76 adet silonun yer alacağı tesis, temmuz ayında faaliyete geçirilecek.
31
Mart
2017
Finans Müdürü İbrahim Küçük Emeklilik Hayatına Merhaba dedi.
CEY Group bünyesinde Finans Müdürlüğü görevini 21 yıldır başarıyla devam ettiren İbrahim Küçük, emekliliğe ayrıldı. İbrahim Küçük’e, görev süresi boyunca verdiği hizmetlerden dolayı Cey Group ailesi olarak teşekkür ediyoruz.
01
Mart
2017
Trakya’ya da Ceynak Eli Değecek
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin lisanslı depoculuk projesi kapsamında Tekirdağ Mahranlı’da yapılacak 50 bin tonluk depolama ihalesini Ceynak kazandı.


Lisanslı depoculuk projesi kapsamında Ceyhan’ın ardından Tekirdağ Mahranlı’da yapılması planlanan 50 bin tonluk depolama ihalesini de kazanan Ceynak, toplam lisanlı depoculuk hacmini 250 bin tona ulaştırmış oldu.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Cey Group Yönetim Kurulu Üyesi Berzan Avcı, Mahranlı’da gerçekleştirilecek 50 bin tonluk tesis kapsamında 24 silo yapılacağını ve bu tesisle birlikte Trakya bölgesinde yapılanmaya devam edeceklerini dile getirirken, yeni yatırımlarla bölgenin gelişimi ve kalkınmasına katkıda bulunacak olmalarından ötürü mutluluk duyduklarının altını çizdi.

16
Şubat
2017
Samsunport’tan Tanıtım Atağı
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde düzenlenen “Samsunport Tanıtım Günü” etkinliğinde Samsunport Liman Müdürü Bedir Yıldırım öğrencilerle buluştu.


Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Topluluğu tarafından düzenlenen “Samsunport Tanıtım Günü Konferansı”, 15 Şubat’ta İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde düzenlendi. Samsunport Liman Müdürü Bedir Yıldırım’ın konuşmacı olduğu konferansa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Metin Sağlam ile akademisyenler ve bölüm öğrencileri yoğun katılım gösterdi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Doç. Dr. Metin Sağlam, “Uluslararası ticaret ve lojistik, genç ve henüz mezun vermemiş bir bölümümüz. Topluluğumuz da yeni kurulmuş bir topluluk ve ilk etkinliğini gerçekleştiriyor. Bundan sonrasının istikrarla gelmesini temenni ederek kendilerine başarılar diliyorum” dedi.
Konferansta bir sunum gerçekleştiren ve limanın Özelleştirme İdaresi’nden devir alınmasından itibaren 50 milyon dolarlık ek yatırım gerçekleştirildiğini belirten Bedir Yıldırım ise “Samsunport, bulunduğu kent için büyük önem arz ediyor. Bunun akademisyenler tarafından anlaşıldığını görmek bizim için mutluluk verici. Liman işletmeciliği, katma değeri yüksek olan bir sektördür. Dolayısıyla desteklenmesi ve ilgi duyulması gerektiğini düşünüyoruz” vurgusunda bulundu.
Liman özelleşmesi hakkında da bilgi veren Yıldırım, “Samsun Limanı 2010 yılında özelleşti ve Samsunport olarak yoluna devam etti. Özelleştirme ile Samsun’daki istihdam olanakları artarken, Samsun ekonomisine de yüksek bir katma değer sağlanmış oldu” derken, konferans süresince liman konumu, liman ekipmanları ile Samsunport’ta verilen gemi, konteyner, kargo, demir yolu taşıma ve atık hizmetleri konusunda katılımcıları bilgilendirdi.
Konferansın sonunda öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Yıldırım, “Arayan değil aranan eleman olun” tavsiyesinde bulundu. Liman işletmeciliğinde özellikle yabancı dil bilmenin zorunluluğundan bahseden Yıldırım, “Okullarınızdan donanımlı bir şekilde mezun olun. Bir işveren sadece donanımlı gördüğü kişiyi işe alır. Eğitim hayatınız boyunca çalışacağınız sektörün mevzuatını takip edin ve bilgilerinizi güncel tutmaya çalışın” uyarılarında bulundu.
Konferansın sonunda Uluslararası Ticaret ve Lojistik Topluluğu Başkanı Büşra Gebeş tarafından Bedir Yıldırım’a bir teşekkür belgesi takdim edildi.

15
Şubat
2017
Hatay Lojistik Terminali’ne Yatırım Devam Ediyor.
 
Hatay Lojistik Terminali Cat 950 Gc Loader İle Güçlendi.
 
 
 
Ceynak, Hatay Lojistik Terminali’nin operasyon verimliliğini artırmak ve müşteri taleplerini en hızlı şekilde yerine getirmek amacıyla makine parkurunu geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda iki adet 5 ton yükleme kapasiteli CAT 950 GC Loader Hatay Lojistik Terminali envanterine katıldı.
2
Şubat
2017
Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı Türkonfed Biz’de
Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı ve SEDEFED Başkanı Ali Avcı Türkonfed Biz dergisinin Altıncı Sayısına Konuk Oldu.


Sektörlerinin en etkin derneklerini tek çatı altında toplayan Sektörel Dernekler Federasyonu’nda (SEDEFED) yaklaşık altı ay önce olağan genel kurul yapıldı. Görevi önceki dönem başkanı Sefa Targıt’tan devralan, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Ali Avcı, SEDEFED’in yeni başkanı oldu. Geçmişten bugüne baktığımızda TÜRKONFED’in fark yaratan en önemli hikâyelerinden birinin sektörel dernekleri tek bir çatı altında toplayan SEDEFED’e ait olduğunu görüyoruz. Sektörel derneklerin kuruluş hikayeleri, Türkiye’nin çok partili hayata geçişten serbest piyasa ekonomisine, sanayileşmeden rekabetçiliğe, AB’ye tam üyelik müzakerelerinden dijital ekonomiye geçişe uzanan öyküsünün de ipuçlarını veriyordu.
REFORM VE AB İŞTAHI, İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRDİ
Türkiye’de 1950’li yıllarda kurulmaya başlayan sektörel derneklerin gelişmesi, kamu ilişkilerinin artmasına ve rekabet öncesi birtakım iş birlikleri yapma ihtiyacı doğurdu. Türkiye’de sanayi ve hizmet sektörlerinin gelişmesi ile birlikte sektörel dernek sayısı arttı, faaliyet alanları da genişledi. Sektörel derneklerin TÜSİAD’ın da desteği ile bir araya gelme çabaları 1990’ların sonunda Sektörel Dernekler Platformu’nun (SDP) kurulmasının da yolunu açtı. SDP, derneklerin; federasyon ve konfederasyon çatısı altında toplanabilmesi için Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu’nda gerekli düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesini sağlamaya çalıştı. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakerelerinin yoğunlaştığı 2000’li yıllarda, ülkemizdeki reform iştahının artması da sektörel dernekleri daha güçlü bir çatı örgüt etrafında birleşmeye yönlendiren itici güç oldu.
SEDEFED’in kuruluşunda en büyük motivasyonlardan birinin AB ile tam üyelik müzakereleri olduğunu hatırlatan SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, konuya şöyle açıklık getirdi: “AB Komisyonu, müzakere aşamasında sosyal tarafların pozisyonunu ortaya koyacak, tamamen gönüllülük ve bağımsızlık esasına göre kurulmuş sivil toplum kuruluşları ile iletişim kurmak istiyordu.
Nitekim Almanya’da BDI, Fransa’da MEDEF, İtalya’da Confindustiria gibi kuruluşlar sektörel ve yerel derneklerin, konfederasyon çatısı altında bir araya gelmesi ile kurulmuştu. Bu dernekler, ülkeleri ile ilgili konularda doğrudan; birlik konularında üyesi oldukları BUSINESSEUROPE üzerinden AB’nin sosyal partnerleriydi. SEDEFED de kurulurken, sektörlerin sorunlarını ve önerilerini birlik halinde AB’ye ve hükümete taşımak amacını ön plana aldı. AB önemli bir hedefti ancak onu tek hedef olarak da görmemek gerekiyor. AB netice itibarıyla işletmelerimizin rekabet gücü artışı için bir araç. Bu çerçevede genel anlamda rekabet gücü artışı için çok ciddi bir çaba içinde olduk.”
TÜRKONFED’İN HARCINDA SEDEFED İMZASI
Büyük bir ekonomik krizden çıkıldığı, iyileşme döneminin önemli yapısal reformlar ile sağlamlaştırıldığı böyle bir dönemde, söz konusu reformların yapılması için sektörel uzmanlık ve katkı gerekiyordu. SEDEFED, sektörel derneklere ilginin arttığı bir dönemin motivasyonu ile bir araya geldi. 2004 yılında gerekli düzenlemelerin sağlanması ile kendi alanında etkin ve güçlü dernekler SEDEFED çatısı altında buluşarak büyük bir konsolidasyonu başlattı.
Sektörel derneklerin gücünü konsolide ederek, rekabet gücü artışı için bir itici güç haline getirme yolunda önemli bir adımdı SEDEFED’in kurulması. SEDEFED’in kuruluşunun ardından ilk girişiminin TÜRKONFED’in kurulması çalışmalarında yer almak olduğunu vurgulayan Başkan Avcı, SEDEFED’in çatısı altında; sektörel dernekler, ulusal temsil yapıları ve uzmanlık dernekleri gibi üç yapının bulunduğunu söylüyor.
Sektörel derneklerin ülke ekonomisi için nasıl bir güç olduğunu da Avcı, şöyle aktarıyor: “Sektörel dernekler, sivil toplumun her ekseninde faaliyet göstermeleri açısından çok özel bir yerde. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) AB ülkelerinde yaptıkları eylemleri, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği’nin (TKSD) kamu komisyonlarındaki temsil gücünü, Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği’nin (AYSAD) yaptığı fuarları, Açıkhava Reklamcıları Derneği’nin (ARED) FESPA’da Türkiye’yi temsil etme gücünü heyecanla izliyoruz.
Sektörel derneklerimiz, sektörlerinin ihtiyacı her neyse, -ki bu bazen bir fuar, bazen bir eylem, bazen de bilimsel bir rapor olabilir- bunu demokratik ve etkili bir tarzda hızla ortaya koyabiliyor. SEDEFED çatısı altında bugün itibariyle üç tür dernek bulunuyor. Bunlar; sektörel dernekler, ulusal temsil yapıları (TÜSİAD, KAGİDER) ve uzmanlık dernekleri (KALDER, YDD) olarak sıralanıyor.”
“YAPISAL REFORMLARIN HAZIRLANMASINA KATKI SAĞLADIK”
SEDEFED’in sektörel ve ülkesel politikalara çok önemli etkileri olduğundan bahseden Avcı, henüz platform döneminden başlayan ve Türkiye’nin çerçeve programa katılması yönünde önemli girişimler gerçekleştiren, bu alanda başarı da sağlayan yapının önemli bir parçası olduklarının altını çiziyor. “SEDEFED rekabet gücü konusunu Türkiye gündemini taşıyarak önemli bir başarı sağladı. Ayrıca sektörel düzeyde yayımladığı raporlarla, yapısal reform programlarının hazırlanmasına önemli katkıları oldu” diyen Ali Avcı, Rekabet Kongresi’nin SEDEFED’in en önemli projelerinden biri olduğunu ifade ediyor. Avcı, “2001 Krizi sonrası Türkiye’de görülen büyüme ve ihracat artışının rekabet göstergelerine yansımaması, rekabet konusunu gündeme getirdi. Bu bağlamda Rekabet Kongresi tasarlanırken, AB'nin rekabet gücü ve büyüme stratejisi olan Lizbon Gündemi dikkate alındı. Rekabet Kongresi, Türkiye'nin rekabet göstergelerinin nasıl artırılabileceğinin yürütüldüğü bir platform haline dönüştü.
Bu platformda ulusal, sektörel ve firma bazında rekabet gücü alanında modeller geliştirildi ve konseptler tasarlandı. Türkiye'nin en başarısız olduğu alanlardan biri olan işgücü piyasası göstergelerine yoğunlaşıldı. Son dönemde inovasyon alanında nelerin değiştiği, bu alanda Türkiye'nin ilerlemesi ile sanayi politikaları ve rekabet gücü arasındaki ilişki tartışıldı. Türkiye'de farklı imalat sanayisi sektörlerinin rekabet göstergeleri bir araya getirildi, bu açıdan SEDEFED bir ilke de imza attı” diyor.
“TÜRKİYE’NİN EN ETKİN DERNEKLERİ GÜCÜMÜZÜ ARTIRIYOR”
Bugün çeşitli sektör ve temsil alanlarında 15 üyesi bulunan SEDEFED’in yapılanmasını ile ilgili de Avcı şunları aktarıyor: “SEDEFED’in, inşaat (İMSAD), otomotiv (OSD) ve kimya (TKSD) gibi Türkiye’nin başta gelen imalat sanayii sektörleri olduğu gibi, lojistik (UND), danışmanlık (YDD) veya reklamcılık (ARED) gibi hizmet sektörleri de kapsayan ve geniş etki gücüne ulaşan dernekleri de vardır. Aynı zamanda KAGİDER, KalDer ve TEİD gibi ulusal temsil dernekleri de üyelerimiz arasındadır. SEDEFED bu yapısıyla ülkemizin kendi alanlarında en yetkin ve güçlü derneklerini çatısı altında bir araya getirmektedir. Özellikle Türkiye ekonomisinin lokomotif gücü olan otomotiv, inşaat, kimya ve lojistik sektörlerinin çatı kuruluşları, SEDEFED bünyesinde yer alarak hem sektörlerine hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bilindiği gibi bu sektörler ülkemizin aynı zamanda ihracat gücünü de yukarı çekmektedir.”
SEDEFED’in önceki dönem başkanı Sefa Targıt döneminde başlayan TÜRKONFED ile entegrasyon sürecini önemsediklerini dile getiren Avcı, “TÜRKONFED, SEDEFED’in kendisine taşıdığı sektörel örgütlenme kanalı sayesinde Türkiye’de benzersiz bir yapı olma şansına sahip oldu. SEDEFED, TÜRKONFED’in kurucu unsurudur” diyor.
Yeni dönemde SEDEFED’in TÜRKONFED ile entegrasyonunun derinleştirileceğini, yeni üyelerle federasyonun etki alanının daha da genişletileceğini vurgulayan Avcı, “TÜRKONFED çatısı altında gerçekleştirilen tüm projelerde SEDEFED’in de imzası var. Türkiye ekonomisinin ve sektörel derneklerin sorunlarını daha güçlü bir sesle dile getirirken, çözümlerimizi de birlik ve beraberliğimizden aldığımız ruh ile daha etkin bir şekilde gerçekleştireceğiz” diyerek son noktayı koyuyor.

30
Ocak
2017
Ceynak Adana Aski Kadın Basketbol Takımına Sponsor Oldu
Ceynak, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde mücadele eden Adana temsilcisi Adana ASKİ basketbol takımının Samsun’da oynayacağı Samsun Canik Belediye Spor maçı sponsorluğunu üstlendi.

Adana ASKİ’nin 80-56 galibiyetiyle sonuçlanan maç ile ilgili görüşlerini paylaşan Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, Ceynak’ın sosyal sorumluluk politikası kapsamında özellikle kadın ve çocukların spor faaliyetlerine katılımı konusunda gerçekleştirilen projelere destek olduklarını belirterek, ligin kalanında tüm takımlara başarı dileklerini iletti.

05
Ocak
2017
2016’nın En Değerli 25’inci Satınalma Operasyonu
Ekonomist Dergisi’nde yayımlanan habere göre, Ceynak’ın İskenderun’daki Shell arazisini 15,2 milyon dolar bedel karşılığında satın alması, 2016’nın en değerli satın alma ve birleşmeleri listesinde 25’inci sırada yer aldı.


Ekonomist Dergisi’nin Ocak 2017 sayısında yayımlanan “Satın Alma ve Birleşme” dosyasında yer alan verilere göre, 2016 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen 224 satın alma ve birleşme işleminde toplam 7,5 milyar dolarlık hacim gerçekleştirildi.
2016 yılında da yatırımlarına hız kesmeden devam eden Ceynak, İskenderun’da 15,2 milyon dolar karşılığında gerçekleştirdiği likit terminal arazisi satın alma işlemiyle “Yerli Yatırımcıların Satın Alma ve Birleşme İşlemleri” listesinde 25’inci sırada yer alırken, Cey Group Yönetim Kurulu Üyesi Berzan Avcı, yapılan pazar analizleri sonucunda İskenderun’da satın alınan 57 bin 963 metrekarelik arazi üzerinde bölgenin ihtiyaç duyduğu uluslararası niteliklere sahip likit terminal yatırımının planlandığını ve tesis inşaatıyla ilgili çalışmalara en kısa sürede başlanacağını dile getirdi.

1
Ocak
2017
Ceynak Lisanslı Depoculuğa Başlıyor
Lisanslı depoculuk projesi kapsamında Adana Ceyhan’da kurulacak 200 bin tonluk silo ihalesini kazanan Ceynak lisanslı depoculuk faaliyetlerinde önemli adımlar atmaya başlıyor.


Küresel ekonomideki talep daralması ve durgunluk halen sürüyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarında beklenen iyileşme 2016’da da gerçekleşmezken, küresel ekonomi yine beklentilerin altında bir performans gösterdi. Emtia fiyatlarındaki düşük seyir ve zayıf uluslararası ticaret ise özellikle tarım ürünlerinde lisanslı depoculuğun önemini artırmaya başlıyor. Dünya tarımsal ürün pazarlamasında önemli bir argüman olarak kendini gösteren lisanslı depoculuk sistemi, bugün dünyanın birçok tarım ülkesinde başarıyla uygulanıyor ve Türkiye’de de lisanslı depoculuk faaliyetleri hızlı bir şekilde artış gösteriyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın da desteklediği lisanslı depoculukta ürün çeşidi artırılırken, lisanslı depoculuk faaliyetleri çerçevesinde tarımsal ürün ticaretinin de artık elektronik ortamda gerçekleştirilmesi için altyapı çalışmaları hızlandırılıyor.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de halen 27 lisanslı depo işletmesi faaliyet gösteriyor ve bunlardan 12’si lisans alarak faaliyete geçmiş durumda. Faaliyete geçen depoların toplam kapasitesi ise yaklaşık 532 bin tona ulaşıyor. Bu çerçevede, Ceynak’ın yatırımları arasında da önemli bir yere sahip olan lisanslı depoculuk faaliyetlerinde önemli bir adım atıldı ve Adana Ceyhan’da 200 bin ton kapasiteli bir silo ihalesi Ceynak tarafından alındı.

Ceynak Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, konuyla ilgili değerlendirmesinde, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik faaliyetlerde bir küçülme söz konusu olduğuna ve Türkiye’nin liman bölgelerinin doyuma ulaştığına değinirken, “Ceynak olarak Anadolu ve iç bölgelerde yapılanmamız lazım. Türkiye, tarım politikalarıyla yavaş yavaş kendine yeter hale gelmeye başladı ve bizim lisanslı depoculuğu yaratmamız gerekiyor. Ceynak artık lisanslı depoculuğa başlıyor. Adana Ceyhan’da 200 bin tonluk silo ihalesini alarak bu alanda ilk yatırımımıza başlıyoruz. Önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinde projeyi bitirip Toprak Mahsulleri Ofisi ve Türk çiftçisinin hizmetine sunacağız” yorumunda bulundu.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ise konuşmasında Türkiye’nin 79 tersanesi bulunduğunu ifade etti ve “Artık gemi inşa sektöründe küresel bir marka haline geldik. Çok özel ve spesifik gemileri yapıyor olmamız Türkiye’nin bu sektörde geldiği konumu göstermesi adına çok önemli. 2003’te 37 olan tersane sayımızı 2016 itibarıyla 79’a çıkardık. Denizcilik sektörüne yönelik ÖTV’siz yakıt uygulaması başlattık. Kent içi yolcu taşımacılığında yılda 164 milyon insan deniz yolunu tercih ediyor. Bu durum, sektörün geldiğini nokta adına çok önemli” dedi.
Halen yılda 24 bin olan yat bağlama kapasitesinin de 50 bine çıkarılacağını ifade eden Bakan Arslan, Türkiye’nin uzman denizciler yetiştirme becerisine güvendiklerini, 185 bin iyi yetişmiş, konusunda uzman gemi adamıyla Çin’den sonra dünyada en çok gemi adamı yetiştiren ülke durumuna gelindiğini sözlerine ekledi.
Sempozyum boyunca alanında uzman yerli ve yabancı konukların katılımıyla çok sayıda oturum düzenlenirken, etkinliğin sponsorlarından biri olan Samsunport’un standına katılımcılar yoğun ilgi gösterdi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve beraberindeki heyetin de ziyaret ettiği Samsunport standında, katılımcılar, liman hizmetleri kapsamında detaylı olarak bilgilendirildi.

1
Aralık
2016
Ceynak Yatırımlarına Devam Ediyor
Türkiye’nin önemli liman şehirlerinde kurduğu lojistik merkezleri ile sektörün ihtiyaçlarına cevap veren Ceynak, Mersin’deki lojistik merkezinin ardından Akdeniz Bölgesi’nin önemli şehirlerinden biri olan Hatay Dörtyol’da bulunan Lojistik Terminali’ni de hizmete açtı.

HATAY Dörtyol Lojistik Terminali, 55 bin metrekare saha üzerine kurulmuş 41 bin metrekare A Tipi Gümrüklü Antrepodan oluşuyor. Terminal içerisinde birbirinden bağımsız 29 adet depolama ünitesi bulunurken, terminalde gerçekleştirilecek operasyonların mevsim koşulları nedeniyle aksamaması için 7 bin metrekarelik kapalı elleçleme alanı da tesis içerinde konumlandırılmış durumda.
Ceynak Yönetim Kurulu Başkan Vekili Berzan Avcı, Hatay Dörtyol Lojistik Terminali ile ilgili görüşlerini, “Mersin Lojistik Terminali’nde olduğu gibi Dörtyol Lojistik Terminali de limanın hemen karşısına konumlandırıldı. Tesisimize en yakın liman olan MMK Limanı ile aramızda 200 metre mesafe bulunuyor. Ceynak olarak yatırımlarımızı gerçekleştirirken ilk hedefimiz, müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda ihtiyaçlarını tam olarak karşılayacak tesisler yapmaktır” diyerek özetlerken, Dörtyol tesisinin sadece bölgeye ve Türkiye’ye değil, İskenderun üzerinden komşu ülkelere de hizmet vermek üzere tasarlandığının altını çiziyor. Ceynak’ın Akdeniz Bölgesi’ne yatırımlarının sadece bu tesis ile sınırlı kalmayacağını da vurgulayan Avcı, ilerleyen dönemde Mersin, Ceyhan ve İskenderun’a yatırımların süreceği müjdesini de paylaşıyor.
Bilindiği üzere Akdeniz Bölgesi’nde daha önce Mersin’e, 100 bin metrekare alan üzerine kurulu 40 bin metrekare kapasiteli depo ve antrepo, 75 bin m/ton’luk tahıl silosu ve Mersin Limanı içinde bulunan 60 bin metreküplük likit terminal yatırımları yapan Ceynak, Dörtyol Lojistik Terminali ile bölgedeki toplam depolama kapasitesini önemli ölçüde artırmış oldu.

19
Kasım
2016
Ceynak, Logitrans 2016’da Yine Ön Plandaydı
16-18 Kasım 2016 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 10’uncu kez düzenlenen Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık Fuarı “logitrans 2016”da lojistik dünyası ile buluşan Ceynak, çözüm ortakları, sektör temsilcileri ve tedarikçilerle bir araya gelerek sektörün nabzını tutmaya devam etti.

Avrasya’nın en önemli lojistik buluşmalarından biri olan ve 10’uncu kez düzenlenen Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık Fuarı “logitrans 2016”, 16-18 Kasım 2016 tarihlerinde, 26 ülkeden 180 katılımcı firmayı ağırladı. Üç gün süren ve 50 ülkeden 13 bin 500 ziyaretçinin takip ettiği logitrans’da Almanya ve Avusturya ülke pavilyonlarının yanı sıra Afganistan’dan Polonya’ya yayılan bir coğrafyadan gelen katılımcılar ürünlerin pazara en iyi şekilde sunulması için önerdikleri ürün ve hizmetlerini tanıttı.
Ceynak Lojistik’in 10’uncu hol, 302 numaralı stantta yer alarak katıldığı fuar, Almanya Federal Ulaştırma ve Dijital Altyapı Bakanı Müsteşarı Rainer Bomba’nın “Hoş geldiniz” notunun ardından düzenlenen “Uluslararası Tedarik Zincirinde Türkiye’nin Rolü” başlıklı panel programıyla açıldı.
İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen logitrans, mevcut politik ve ekonomik şartlara rağmen bir kez daha Avrasya bölgesinin lojistik endüstrisi platformu olduğunu kanıtlarken, fuarın organizatörü EKO MMI Fuarcılık’ın İdari Direktörü İlker Altun, fuarın elde ettiği başarıyı, “Genel ekonomik iklim değişmeye devam ediyor. Bu nedenle ziyaretçi sayımızın istikrarlı olması bizler için mutluluk verici. Bundan sonraki fuarlarda katılımcı sayımızın da yeniden artış göstermesini bekliyoruz” sözleriyle özetledi.
Fuar 10’uncu yılında yine kapsamlı bir konferans programına da ev sahipliği yaptı. Panel oturumları, öğretici konuların tartışıldığı programlar ve 2. Uluslararası PeriLog Konferansı (Çabuk Bozulabilen Ürünlerde Tedarik Zinciri Yönetimi) gibi geniş kapsamlı bir konferans programıyla öne çıkan etkinlikler dizisinin ilki ise “Uluslararası Tedarik Zincirinde Türkiye’nin Rolü-Gelecekte Neler Olacak?” başlıklı Açılış Paneli oldu. Etkinlik programında ayrıca, “Endüstri 4.0 ve Tedarik Zinciri Yönetimi”, “Geleceğin Global Lojistik Merkezi: İstanbul Yeni Havalimanı” ve “Elektronik Konşimento ve e-Yük Sistemleri” başlıklı oturumlarla güncel konular da ele alındı. Bilindiği üzere konferans programları, ihtisas fuarlarının oldukça önemli bir parçası olarak katılımcılar tarafından ilgiyle takip ediliyor.
BVL International (Alman Lojistik Konfederasyonu) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Thomas Wimmer’e göre, bugünün ziyaretçileri fuarda sadece katılımcılar ile tanışmak değil aynı zamanda yeni ürünler ve yenilikçi hizmetlerle ilgili bilgiler de almak istiyor. Diğer yandan “logitrans”, sadece bir iş ağı ortamı değil aynı zamanda şirketlerin iş yapmalarına olanak tanıyan bir etkinlik olarak da dikkat çekiyor ve bu amaçla takip ediliyor.
Fuar kapsamında Ceynak Lojistik’in standı da yoğun ilgi görürken, sektörünün önde gelen temsilcileri ve Ceynak Lojistik iş ortakları, Ceynak standında güncel gelişmeleri değerlendirdi ve görüş alışverişinde bulundu.

7
Kasım
2016
Denizcilik Günü Etkinliklerinde Samsunport da Yer Aldı
Uluslararası Denizcilik Organizasyonu (IMO) himayesinde her yıl farklı bir ülkenin ev sahipliğinde düzenlenen “Dünya Denizcilik Günü Yan Etkinliği” programı, “Denizcilik: Dünya için Vazgeçilmezdir” temasıyla 4-6 Kasım 2016 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilirken, Samsunport standı, katılımcılar tarafından en çok ziyaret edilen stant oldu.


Dünya denizciliğinin önemine yönelik farkındalığın artırılması ve Türk denizciliğinin dünya çapında tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlik, Başbakan Binali Yıldırım ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın yanı sıra 174 ülkenin üst düzey temsilcinin katılımıyla gerçekleştirildi.
İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Denizcilik: Dünya için Vazgeçilmezdir” temalı etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başbakan Binali Yıldırım, “Denizcilik, insan hayatının her aşamasında ihtiyaç duyulan bir sektör. Sanayi ham maddesi, yiyecek, yakıt, eşya, ürün taşıyan küresel filolar, insanların yaşam standardını da değiştiriyor. Deniz taşımacılığı düşük maliyetli, verimli olması özelliğiyle sürdürülebilir kalkınma için olmazsa olmaz bir sektördür. Havayoluna göre 14, karayoluna göre 6,5, demiryoluna göre 3,5 kat daha ekonomik bir taşıma modelidir. Bu özelliği dolayısıyla da en fazla kullanılan taşımacılık, deniz taşımacılığıdır. Son 40 yıla baktığımızda dünya deniz ticaret filosundaki gemi sayısı ve gemi boyutları iki kat artarken, taşınan yük miktarı dört kat artmıştır.
Gittikçe daha büyük ebatlı gemiler devreye giriyor, daha büyük parsel taşımacılık gerçekleştiriliyor. Deniz taşımacılığına olan talep önümüzdeki dönemde artmaya devam edecek. Ancak dünya ticaretindeki küresel bir birim küçülme, deniz taşımacılığına tam dört kat olarak yansıyor. Dolayısıyla en önce ve en fazla küresel ticaretteki daralmadan etkilenen sektör; denizcilik sektörüdür. Denizlere kıyısı olan her bölgemize bundan sonraki hedefimiz; bir ana aktarma limanı oluşturmaktır. Bunlarla ilgili Ege ve Karadeniz’de yapım çalışmaları halen devam ediyor; Akdeniz’de de özel sektöre ait limanlar hizmete girdi ve daha büyük ölçekli konteyner liman planlaması da mevcut” dedi.
Başbakan Yıldırım, konuşmasında ayrıca “Bu kriz mutlaka bitecek. Bunun işaretlerini yavaş yavaş görüyoruz. Sekiz yıl geçti. Belki son yakın tarihimizdeki en büyük krizi yaşadık. Artık küresel ticarette canlanma emareleri başladı. O halde denizcilik belki 1 yıl, belki 1,5 yıl sonra tekrar o eski güzel günlerine dönecektir” değerlendirmesinde de bulundu.